ingilizcece.com Webutation
Gramer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gramer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Tem 2011

Video Gramer Arşivi



>>> Relative Clauses THAT - WHICH

>>> Yer Edatları -Prepositions of place AT, ON, IN 

>>> Günlük Olaylar

>>> 'since' ve 'for' u kullanmak

>>> Should, ought to.. İngilizcede tavsiyeler

>>> "Have to" "must" İngilizcede zorunluluk

>>> 'Already' ve 'Yet' nasıl kulanılır?

>>> Hiç AİN'T e rastladınız mı?

>>> Adverb Clauses / Zarf Cümleleri

>>> Are you bored? or Boring? Sıkıldın mı? Sıkıcı mısın?

>>> Reported Speech / Dolaylı Anlatım

>>> Geniş zamanda cevap verme

>>> Hobiler hakkında 5 cümle kurulumu

>>> Bir yeri tarif ederken sıfat tamlaması nasıl yapılır?

>>> Edatlar "during = at the same time" 



Videolar >>> Gramer >> Relative Clauses THAT - WHICH

That & Which





The movie that we saw last weekend was realy good : Geçen Hafta gördüğümüz film gerçekten güzeldi.
The table which I bought from Ikea was cheap : Ikea' dan aldığım masa ucuzdu.
Harry Potter, which I finished last week, was an excellent book : Geçen hafta bitirdiğim Harry Potter şahane bir kitaptı.
Toronto, which is heavily populated, is a multicultural city : Yoğun nüfuslu Toronto çok kültürlü bir şehirdir.

Videolar>>> Gramer >> Yer Edatları -Prepositions of place AT, ON, IN

English Grammar - Prepositions of Place - AT, ON, IN





                                   In, At / İngilizcede Yer Bildiren Zarflar


"In" ve "At" İngilizce'de yer bildiren zarflardır.
IN: İçinde demektir. Sınırlı olan veya sınırlı olabilen bir yer için kullanılır.

Örneğin:
in my pocket. Cebimde (cebimin içinde)
in the house. Evde (evin içinde)
in İstanbul. İstanbul’da (İstanbul’un içinde)

AT: -de, -da anlamı verir. Fakat içindelik bildirmez. Sınırı olmayan, sınırlanamayan veya sınırı olduğu halde, bizim için sınırı önemli olmayan yerlerde kullanılır. Buna göre büyük şehirler ve ülkeler için “in” semtler, mahalleler için “at” kullanılır.

Örneğin,

She lives in İstanbul at Taksim.
O, İstanbul’da Taksim’de yaşar. (oturur)


Home ev, yuva, vatan anlamına gelir. Bu sebepten “home” için “at” kullanılır.

Örneğin,

He is at home.
O, evdedir.

House kelimesi de ev anlamına gelir. Fakat bu ev daha çok bina, yapı anlamı taşır. Bu sebepten “in” edatı ile kullanılır.

Örneğin,

He is in the house.
O, evin içindedir.

Ayrıca masa başında sandalyede oturan insanlar için de “at” kullanılır.

Örneğin,

She is at the table.
O, masadadır.

He learns English at school.
O, İngilizceyi okulda öğrenir.

Burada okulun binası değil de, genel anlamı kastedildiğI için “at” kullanılıyor, Fakat,

He is in the school.
O, okuldadır.

Örneğinde ise okulun binası kastediliyor ve onu okulun içinde görüldüğü anlatılmak isteniyor. Bu sebepten “in” kullanılıyor. Aslında bu kurallar hiç bir zaman çok kesin değildir. Sözün durumuna ve anlamına göre değişebilir.

There are some flowers in the garden.
Bahçede bazı çiçekler vardır.


They work in the fields.
Onlar tarlalarda çalışırlar.

My sister drinks milk at breakfast.
Kız kardeşim kahvaltıda süt içer.

John lives in England, in London.
John İngiltere’de, Londra’da yaşar.

The children play in the street.
Çocuklar sokakta (caddede) oynarlar.

Not: Cadde veya sokak sınırlı bir yer olmadığı halde “in” edatı ile kullanılır.

Ali swims in the swimming pool every Sunday.
Ali her Pazar yüzme havuzunda yüzer.

Your books are in your bag.
Sizin kitaplarınız sizin çantanızdadır.

21 Tem 2011

Videolar >>> Gramer >> Günlük Olaylar

Daily Actions





She is Patricia Pumkin. : O  Patricia Pumkin 'dir. 
She gets up at seven thirty. : Saat 7:30 da uyanıyor
She puts things in her bookbag.
: O eşyaları kitap çantasına koyuyor.
She runs to school.
: O okula doğru koşuyor. 
She studies math at nine thirty.  O matemetiğe 9:30 da çalışıyor.
She eats lunch.
: O öğle yemeğini yiyiyor.
She takes a nap in the afternoon.
: Öğleden sonra kısa bir uyku alıyor.
She writes in the afternoon.
: Öğleden sonra yazıyor.
She goes home at four thirty.
O saat 4:30 da eve gidiyor.
She eats dinner at six thirty.
: O akşam yemeğini 6:30 da yapıyor
She does her homework.
: Ev ödevini yapıyor.
She plays Pumkin computer games.
: O Pumkin bilgisayar oyununu oynuyor.

Videolar >>> Gramer >> 'since' ve 'for' u kullanmak

Grammar - Using "Since" and "For" with the Present Perfect





                      For and Since
For : Belirli bir zaman miktarı verilmişse kullanılır.
Since : Belirli bir zaman noktası var ise kullanılır.
It has rained "since" 9am :  
Saat 9'dan beri yağmur yağıyor.
It has rained "for" 3 hours :
3 saattir yağmur yağıyor.
I have known how to read "since" grade three :  
Nasıl okunduğunu üçüncü sınıftan beri biliyorum.
She's been waiting "for" 45 mins :
45 dakikadır bekliyor.
I have lived here for 4 years :
Burada 4 yıl yaşadım.

Videolar >>> Gramer >> Should, ought to.. İngilizcede tavsiyeler

Grammar - Giving Advice - SHOULD, OUGHT TO, HAD BETTER



Advice (tavsiye) : Should, ought to, had better
He should call his mother : Annesini aramalı
He had better call his mother : Annesini araması daha iyi
FORM:
Subject + should / base verb : Özne / yardımcı fiil / Herhangi bir fiilin birinci hali
             +ought to /
             +had better /
*İhtiyaç duyulduğu taktirde daha fazla çeviri yapılacaktır.  

Videolar >>> Gramer >> "Have to" "must" İngilizcede zorunluluk

Speaking English - MUST, HAVE TO, HAVE GOT TO - Talking about Necessity



               Necessity : Gereklilik
I have (got) to go home :
Eve gitmem gerekli
He has (got) to wake up :
Uyanmak zorunda
We dont have to go to school :
Okula gitmek zorunda değiliz
Do we have to leave? :
Aytılmak zorunda mıyız?
You must try harder :
Daha sıkı bir şekilde denemelisin
*İhtiyaç duyulduğu taktirde daha fazla çeviri yapılacaktır.  

Videolar >>> Gramer >> 'Already' ve 'Yet' nasıl kulanılır?

English Grammar - ALREADY & YET



Are you going to take your medicine? : İlacını alacak mısın?
- I haven't taken it yet :
Daha almadım ( yet : şimdiye kadar)
- I have already taken it :
Zaten aldım ( already : zeten, henüz)
*İhtiyaç duyulduğu taktirde daha fazla çeviri yapılacaktır. 

İngilizcede Ain't Yapısı Nedir? Nasıl Kullanılır?

How to use the word AIN'T in English (slang lesson)
-->


*Talebiniz doğrultusunda ilk cümleler çevrilmiştir.

I ain't going to the concert.
- Konsere gitmeyeceğim.

She ain't angry at me , is she?
- Bana kızgın değil, değil mi?

He ain't got a car.
- Onun arabası yok.

I ain't been to Estonia.
-Estonya'da hiç bulunmadım.

I ain't done nothing.
- Hiçbir şey yapmadım.

Videolar >>> Gramer >>Adverb Clauses / Zarf Cümleleri

Improve your writing: Adverb Clauses



*İhtiyaç duyulduğu taktirde çeviri yapılacaktır. 

Videolar >>> Gramer >>Are you bored? or Boring? Sıkıldın mı? Sıkıcı mısın?

 English Grammar - Are you bored or boring?



*İhtiyaç duyulduğu takdirde çeviri yapılacaktır.

Videolar>>> Gramer >>Reported Speech / Dolaylı Anlatım

English Grammar: Reported Speech



İhtiyaç duyulduğu takdirde çeviri yapılacaktır.

Videolar>>>Gramer>> Geniş zamanda cevap verme

English Grammar - Present Simple - YES/NO QUESTIONS


 
İhtiyaç duyulduğu takdirde çeviri yapılacaktır.

19 Tem 2011

Videolar >>> Gramer >> Hobiler hakkında 5 cümle kurulumu

5 Sentences about Hobbies / Pattern = N is V+ing
Start / Başlangıç = 0:13
1: artist
: Ressam
2: draw : Çizmek
3: picture : Resim
 --The artist is drawing a picture : 
Ressam resim çiziyor.
1: dancer : Dansçı
2: dance : Dans etmek
3: platform : Platform
 --The dancers are dancing on the platform : 
Dansçı platformda dans ediyor.
1: singer 
: Sanatçı
2: sing : Şarkı söylemek
3: song : Şarkı
 --The singer is singing a song :
Sanatçı şarkı söylüyor
1: woman :
Kadın
2: exercise : Egzersiz yapmak
3: floor : Zemin
 --The woman is exercising on the floor 
: Kadınzeminde egzersiz yapıyor
1: woman : Kadın
2: listen : Dinlemek
3: music : Müzik
 --The woman is listening to music :
Kadın Müzik dinliyor

Part 2 begins at 2:10 : 2. part 2:10 da başlıyor




Videolar >>> Gramer >> Bir yeri tarif ederken sıfat tamlaması nasıl yapılır?

How to Make an Adjective Clause to Describe a Location
Konuşma : "İn this video you ll learn how to make an adjective clause to describe a location" : "Bu videoda bir yeri tarif ederken sıfat tamlamasının nasıl yapıldığını öğreneceksiniz."
This is the place where I work : Burası çalıştığım yerdir. (sıfat tamlaması : where I work : Çalıştıım yer)
place : Yer , mekan
Önemli Not : "where" sözcüğü bilinen "nere, nereye" anlamını sıfat tamlamalarında taşımaz. Sadece Sıfat tamlamasının bir parçasıdır.
Bunun dışında hiçbir anlam taşımaz.Kullanılmazsa yani "the place I work" gibi bir cümle yapısı da vardır.
Bu halde de kullanılablir.Bu cümlede "where" sözcüğü vardır ama yazılmamıştır.
""where I work"" tamlaması "place" sözcüğünü tanımlar ki cümle şöyle olur ; Çalıştığım yer.
This is the place where I eat : Burası yemek yediğim yerdir.
This is the place where I practice : Burası pratik yaptığım yerdir.
The place where I work is nearby : Çalıştığım yer yakındadır.
place >> sıfat
the place where I work >> Özne
is >> fiildir.
The house where I live is on this street : Yaşadığım ev bu sokaktadır.
The house I live in is on this street : içinde yaşadığım ev bu sokaktadır. (Lütfen yukardaki önemli notu okuyun)
*** Sıfat tamlamalarında bir yeri tarif ederken "where" yerine "that" kulanılabilir.
The school (that) he goes to is very good : Gittiği okul çok iyidir.
The school (where) he goes is very good : Gittiği okul çok iyidir.
Konuşma : " If you use 'where' at the beginning of the clause dont use the pereposition 'to' : Eğer 'where' i tamlamamın başında kullanırsanız, 'to' edatını kullanmayın.
The store where she shops for groceries is very expensive : Yiyecek için alışveriş yaptığı mağaza çok pahalıdır.
The store she shops at for groceries is very expensive : Yiyecek için alışveriş yaptığı mağaza çok pahalıdır.
The store where she shops = The store she shops at : Alışveriş yaptığı yer
End : Son :)



Videolar >>> Gramer >>Edatlar "during = at the same time"

The Preposition “During” Means “At the Same Time”


During : Esnasında, iken, Sırasında, Süresince
At the same time : Aynı zamanda
There was a lot of thunder during the storm : Fırtına esnasında bir çok gök gürültüsü vardı.
Preposition : Edat " During "
Noun : Özne "Storm"
She goes to school during the day = During the day She goes to school : Gün boyunca okula gider.
What do you do during the day? : Gün boyunca ne yapıyorsun? (present tense / geniş zaman)
What did you do during the day today? : Bugün gün boyu ne yaptın? (past tense / geçmiş zaman)
Try to pay attention during class : Ders boyunca derse dikkatini vermeye çalış
Try not to talk during a movie : Bir film boyunca konuşmamaya çalış
Dont fall asleep during class! : Ders boyunca uykuya dalma!
Ronald Reagan was president of the United States during the 1980's : Ronald reagan 1980' lerde Amerika başkanıydı.
Bill Clinton was president of the United States during the 1990's : Bill Clinton 1990' lerde Amerika başkanıydı.
İn the morning = during the morning : Sabah ...,,,
İn the afternoon = During the afernoon :Öğleden sonra ...> "During" edatı "in" yerine kullanılabilir "in" kullanımı basit olduğu için tercih edilir.
In the evening = during the evening : Akşam ...,,,
We studied preposition during the month of April : Nisan ayı boyunca edatları çalıştık
We are studying proverbs during the month of May : Mayıs ayı boyunca atasözlerine çalışacağız
We' re going to study basic English during the month of June : Haziran ayı boyunca basit İngilizce ye çalışacağız.
Did you learn anything during this video? : Bu video boyunda birşeyler öğrendiniz mi? :)



Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | coupon codes